30 Haziran 2007 Cumartesi

A. SELIM TUNCER | DIYALOG: | Yakılan her sigaranın önünde ateş, arkasında ölüm vardır!

A. SELIM TUNCER | DIYALOG: | Yakılan her sigaranın önünde ateş, arkasında ölüm vardır!: "Bir sigara tiryakisi olarak söylüyorum ki, sigara içmek gerçekten abuk bir eylemdir. Sigaranın, insanlığın icat ettiği en deli saçması şeylerden biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Dördüncü milenyumun tarihçileri sanırım bu alışkanlığımızı anlatmak için şuna benzer cümleler kullanacaklardır: “Bir zamanlar insanlar tütün isimli bir otu ince ince doğrayıp 100 mm. uzunluğunda bir kağıda sararlar, elde ettikleri 4 mm. çapındaki şeyi düdük gibi iki dudakları arasında alıp ucundan yakarlar, ottan çıkan dumanı ve bu dumanın içindeki dört bin çeşit zehiri içlerine çekerek bundan keyif alırlardı. Bu da her yıl beş altı milyon insanın ölümüne yol açardı. Ne komik di’mi? Pardon, trajik!”

28 Haziran 2007 Perşembe

bercutio | Dil Sürçmesi: Ölüm Geçirmez (Grindhouse: Death Proof)

Dil Sürçmesi: Ölüm Geçirmez (Grindhouse: Death Proof): "Ama Tarantino’nun hakkını yememek lazım ona ayak fetişisti diyerek. Çünkü o sadece bir ayak fetişisti değil, aynı zamanda bir 60'lar/70'ler fetişisti, B-tipi filmler fetişisti, blaxploitation fetişisti, sexploitation fetişisti, kung-fu/uzakdoğu fetişisti, sinema fetişisti, kısaca istismar (exploitation) sinemasının hastası. Bunun yanı sıra, Elvis Presley fetişisti, soundtrack fetişisti, kendi filmlerinin fetişisti, metinlerarası gönderme fetişisti ve de tam bir evet, ayak fetişisti. Bunu ne kadar söylesek az. Biraz abartmak gerek herşeyi."

Ray Kinsella | if you build it he will come...: Ertuğrul Fırkateyni Uçuyor

if you build it he will come...: Ertuğrul Fırkateyni Uçuyor: "Dün gazetede okuduğum haber buruk bir neşe verdi bana. Çalışmalar çerçevesinde THY ile anlaşma imzalanmış. Gemi uçarak getirilecekmiş Türkiye'ye. Sen yıllar yılı denizlerde nam sal, kaç bin fersah ve iki okyanus aş git Japonya'ya, dönüşün uçakla olsun. 1500 metre rekortmenini yerıştan eve tekerlekli sandalyeyele getirmek gibi birşey sanırım. Çok ironik geldi, acayibime gitti... Bütün Ertuğrul fırkateyni şehitlerini hürmetle anıyoruz."

27 Haziran 2007 Çarşamba

eylülce | gelecek karanlık mı, bana mı öyle geliyor…

gelecek karanlık mı, bana mı öyle geliyor… « eylülce: "Her an her yerle herkesle iletişim halinde olabileceğimize inanıyorum ki bunun da giderek gerçekleşmekte olduğunu hepimiz görüyoruz. Kahin olmaya gerek yok… Böylece gerçeklikler arasındaki sınırlar silikleşecek… Sanal gerçek de bildiğimiz gerçekliğimizin vazgeçilmez bir parçası olacak.

Herkesin sanal gerçekliğe bağlı hale gelmesi… Bu durumun toplumsal etkileri neler olabilir? Bildiğimiz anlamda terörün değişmesi ve saldıların ağa yönelik gerçekleşmesinden tutun da teknolojiyi tümüyle reddeden ve sanal ortamdan bağımsız yaşayan radikal gruplara, giderek yalnızlaşan insanlardan dolayı toplumsal psikolojinin çökmesine kadar her şey olabilir."

21 Haziran 2007 Perşembe

İKTİSATÇI GÖZÜYLE...: CHP’ye Sol Diyebilmenin Dayanılmaz Hafifliği

İKTİSATÇI GÖZÜYLE...: CHP’ye Sol Diyebilmenin Dayanılmaz Hafifliği: "Bu bakımdan CHP’nin kendisini hangi düşünce geleneğine dayandırdığının bir önemi yoktur. CHP tarihsel kökenleri Osmanlı bürokrasisinde bulunan ve zaten başından beri devlet ideolojisiyle yoğrulan ve onu geliştirmek üzerinden hareket eden bir yapılanmadır. Avrupa’daki maddi zemin ile Türkiye’deki maddi zemin birbirinden birçok açıdan farklıdır. Avrupa’da kapitalizmin ortaya çıkışında özellikle de Fransız devriminde gördüğümüz sınıfsal çatışma eksenini Osmanlı’nın yarı-çevreleşme sürecinde görmeyiz. Osmanlı’da en başından beri devletli sınıflar toplumsal sistemin hakimi olmuş ve süreci düzenlemişlerdir. Dolayısıyla yarı-çevreleşme sürecinde de modernizm yine bu devletli sınıflar ve aydınlar üzerinden “tepeden inmeci” bir şekilde uygulanmıştır. Buradan hareketle yarı-çevreleşme sürecinde statüko ve çevresinin, devletli sınıflarda aranması gerekir. Türkiye’de daha sonraki siyasi gelişmelerde de statükocu devlet ideolojisinin genel anlamda taşıyıcılığını yapan sağcıl�"

20 Haziran 2007 Çarşamba

gazetem.net | Mehmet Altan | Avrupa başka, AB başka...

gazetem.net: "Haftaya AB ile Türkiye görüşmalaeri var.. Konu yeniden gündeme gelecek.. Avrupa ile AB’nin ‘farklı’ olduğu anlamak, olayların gelişimini anlamayı kolaylaştırdığı gibi, AB karşıtı hamasi siyaset tacirlerinin de işini zorlaştırır..."

Lynxs | NoIndex, FeedFlare ve Sploglar

Lyn: "Blogla ilgili sorun giderip, iyileştirmeler yaparken fark ettim ki, daha ciddi bir rahatsızlığım var; bu birçok blogger'ın ortak derdi; özgün ve güvenilir içerik üreten blogların içeriğinin, doğrudan veya dolaylı olarak çalınması; içerik hırsızlığı.

Google üzerinde blog içeriğim farklı birçok sayfada indekslenmiş olduğuna denk geldim ki, bunlar hiç bilgi dahilimde olan yerler değildi. Hatta öyle tuhaf durumlar söz konusu ki, şaşırayım mı güleyim mi bilemedim. Örneğin, bu sploglar; blogumun içinden, hiç ilgisiz iki kelimeyi (adres+kızlar) biraraya getiriyorlar ve sanki
(msn+kız+adresleri) öyle bir içeriğe sahipmişim gibi, oltaya gelecek bilinçsiz kullanıcıları bloguma yönlendiriyorlar, tabii arada da kendi siteleri üzerinden sanki çok faydalı bir iş yapıyorlarmış gibi, reklam geliri elde etmeye çalışıyorlar!"

19 Haziran 2007 Salı

eylülce | ilk ve son yazı

eylülce: "Bazen, yazılarımı birilerinin okuduğunun gayet farkında olarak yazıyorum. “Farkındalığımın” yüksek olmasının nedeni de şöyle düşünmem; “öyle bir yazı yazıyorum, bir sürü yorum alır şimdi bu yazı, çok çılgın ziyaretçi çeker”. Ama öyle bir şey olmuyor çoğu zaman. Blog’a gelen yorumlara baktığınız zaman da bu durumu görürsünüz rahatlıkla. Çoğu zamansa gayet düşük bir farkındalıkla bir sürü şey yazıyorum, amacım sadece insanların dünyada farklı şeyler olup bittiğini de öğrenmesini istemem veya iş hayatındaki yanlış / doğru yapılan işlere biraz olsun farklı bir bakış açısı getirmek ve “daha iyi nasıl yapılabilirdi”yi sorgulamak kendimce (çok uzun ve sanırsam düşük bi cümle oldu). Hele neredeyse “0″ farkındalıkla yazdığım yazılar var ki onlara bi sürü yorum gelince çok şaşırıyorum. İnsanların hiç o şekilde düşüneceğini tahmin etmiyorum; misal 21 yorum alan Gloria Jeans yazım gibi…"

15 Haziran 2007 Cuma

gazetem.net | Ahmet Altan | Üçüncü Dünya Savaşı, Türkiye’den çıkabilir…

gazetem.net: "Bu noktada da tarihi bir paradoks ortaya çıkıyor.

Daha Batılı olan “ikinci grup”, Batı’nın siyasi değerlerini kabul ederse bir daha asla iktidarı ele geçiremeyeceğini bildiği için Batı’ya ve Batı’nın demokratik değerlerine düşman oluyor.

Yaşam tarzı olarak Batı’ya düşman olan kesim ise iktidarı ancak Batı’nın kriterlerini kabul ederek ele geçirebileceğini bildiği için Batı’yla ilişkileri geliştirmek ve demokrasiyi kabullenmek istiyor.

Bu kültürel parçalanmada “ordu” önemli bir role sahip.

Eğer, birinci grubu desteklerse ve Batı’nın demokrasisi burada kabul görürse, ordu da iktidarını kaybedecek.

Aslında birinci grubun çocuklarından oluşan ordu, kendi iktidarını sürdürebilmek için, kendisine benzemeyen ikinci grupla işbirliği yapıyor. Bir anlamda kendi köklerine ihanet ediyor.

Bu iki grup siyasi iktidar için son kez çarpışmak üzere hareketlenmiş gözüküyorlar."